23 Haziran 2010 Çarşamba

Trubadur Kültürünün Arap Kökenleri

Etimoloji söz konusu olduğunda tartışmanın ana hatları belirginleşmiş gibi duruyor: Bir tarafta Latinciler Latince’de “bestelemek” anlamına geldiği tahmin edilen farazî kök “*tropare”nin Provençal’da “bulmak” anlamındaki “trobar”a kaynaklık ettiğini, oradan da “trobador”a ulaşıldığını iddia ediyorlar. Arapçılar ise kelimenin “şarkı söylemek” anlamına gelen Arapça “taraba” fiilinde türediğini… (http://www.etymonline.com/index.php?term=troubadour). Roger Boase The Origin and Meaning of Courtly Love (Manchester University Press, 1977) kitabında “kelime son kertede Latince’den türemiş olsa da, Arapça “taraba”nın çağrışımları ile iç içe geçmiş, kaynaşmış olabilir” diyor (s. 131-2).

Etimoloji bir yana, bütün tarihsel koşullar birlikte ele alındığında trubadur kültürünü, İber yarımadasında yaşanmakta olan “convivencia” hesaba katılmaksızın açıklamak bana olanaklı görünmüyor. (“Arapçı” tezlerin son derece kapsamlı ve öğretici bir sunum ve savunusu için bkz. http://www.arabworldbooks.com/Literature/troubadour_poetry.htm).

Her halükârda bu notlarda amacım, şu ya da bu tarihsel tezi gerekeçelendirmek ya da hatta örneklendirmek değil, bu vesileyle güzel biraz bir müzik dinletmek.

Ancak burada da şöyle bir sorun var: Türklüğümden olsa gerek ve Youssef Dhafer ve Anuoar Brahem (ve kısmen de olsa Rabih Abou-Khalil ve Omar Bashir) gibi hayran olduğum müzisyen örneklerine rağmen, bunların dışında kalan Arap müziklerini, trubadur müziğinin esin kaynakları arasında yer aldıklarında bile, neredeyse düşük düzeyde bir tiksintiye yaklaşan bir antipatiyle dinlemeden edemiyorum. Dolayısıyla benim için hem trubadur müziğinin Arap kaynaklarını temsil eden hem de benim severek dinlediğim bir parça bulmak zor.

Bu akşam keşfettiğim bir albümdeki bir parça, kulaklarıma sinmiş bu önyargıyı aşmış gibi görünüyor. Hem bu vesileyle bir besteciyi yalnızca ismen de olsa tanıtabilmiş olacağım. Al-Rusafi hakkında bulabildiğim yegâne bilgiler 1141’de Valensiya’da doğup 1177’de Malaga’da ölmüş olduğu (albüm kapak notları) ve oğlancı şiirler yazdığı (http://laplumeverte.fpc.li/litterature/litterature-in-english/anthology-part07.htm).

http://rapidshare.com/files/401856014/_05___Ensemble_Akrami-Capella_de_Ministrers__Al-Rus__fi__Ruzafa__Valencia__1141-M__laga__1177_-_La_R.htm

1199’da, yine Valensiya’da doğan ibn al-Abbar ise müzisyen ve şairliğinin yanı sıra diplomatlığı ile de tanınıyormuş. Valnsiya 1238’de İspanyollar’a düştükten sonra Tnus’a yerleşmiş, başlangıçta itibar görmüşse de, 1260’da yazılarından ötürü yakılarak idam edilmiş.

http://rapidshare.com/files/401856583/_09___Ensemble_Akrami-Capella_de_Ministrers__Ibn_al-Ar__f__Almer__a__1088-Fez-Marrakech__1141_-_Els_.html

0 yorum: