http://rapidshare.com/files/395025157/bach_-_art_of_the_fugue__tatiana_nikolayeva__piano__-_1-07._art_of_the_fugue_bwv_1080_-_contrapunctu.html
Ama bu vesileyle bonus olarak bir iki duyuru ek ve bağlantı da vereyim, dedim…Birincisi, İştar Gözaydın’ın Açık Radyo’da (94.9 FM) Pazar sabahları 11’de programında 5 hafta boyunca sürdürdüğüm yedekleme faaliyeti bu hafta itibariyle sona erdi; sözü ve sazı yeniden devralan İştar Bach’ın bütün eserlerini dinletmeye devam edecek—hangi eserden devam edeceğini daha bilmiyorum ama dinlemenizi hararetle salık veririm.
Bir de muştu… Son anda bir aksilik çıkmazsa (her an çıkabilir) adının www.aralik.org olacağı kesinleşmiş gibi görünen yeni sitemizin arşivi, İştar Gözaydın’ın Açık Radyo’daki bu program dizisi boyunca yaptığı yapacağı programların tamamını içerecek.
Bir de şu benim yedekleme işine toplu bir göz atalım. Aslında, işe Füg Sanatı ile değil, şöyle tuhaf bir soru ile başlamıştım: Bach’ın olağanüstü bir sentez olduğunu, kendisinden önce gelmiş bütün müzikal geleneklerden beslendiğini söyler dururuz; peki, haberdar (olabilecekken) olmadığı bir gelenek ya da okul var mıydı?
Aslında soruyu böyle sormama yol açan, daha eskiden de tanıdığım (ve bir türlü çok sevemediğim) Heinrich Ignaz von Biber’in hocası Schmelzler’le tanışmış olmam oldu.
Öyle görünüyor ki, Viyana’da hiç değilse 1649’da Veronalı Antonio Bertali’nin “kappelmeister” olarak atanmasına kadar geri götürülebilecek bir kemancılık geleneği varmış. Konu, Bach’la ilgi (ya da ilgisizliğinden) ötürü olduğu kadar, çalgı müziğinin insan sesi karşısında önem kazanma süreci açısından da önemli görünüyor.
Ancak Viyana’nın müzik hayatının İtalyan hakimiyetine girmesi Bertali ile başlamamış. Bertali’den önceki “kappelmeister” de besteci ve şair Giovanni Valentini de (1583-1649) büyük bir olasılıkla Venedikli…. Daha çok klavye ve keman için eser bırakmış olan ve “Gabrielililer’in ünlü okulundan” diye anılan Valentini de çağdaşı Monteverdi gibi “ikinci” ya da “modern” denen tarzda ve barok müziği haber veren tarzda beste yapmakla birlikte, çağdaşı Monteverdi ve Schütz gibi vokal müziğe ağırlık veren bestecilerin gölgesinde kalmış. Buna rağmen, çağdaşları onun özellikle çalgı müziği için öneminin farkındaymışlar. Örneğin, müzik eleştirmeni ve teorisyen Antonio Liberati, “moderne practica”ya karşı olduğu halde, Valentini’yi çalgı için yazılan müzikle insan sesi için yazılan arasında farka gösterdiği duyarlık için övmüş. Valentini 1614’te Avusturya’ya geldikten sonra 1616’da yayınladığı “İkinci madrigaller kitabı”nda madrigal formu içinde insan sesi ile çalgıları bir arada kullanan ilk besteci olmuş. Ancak diğer yandan Valentini’nin bazı yapıtları “bizarrerie” (yadırgatıcılık, tuhaflık, hatta çarpık çurpukluk) diye biliniyor ve aşağıda dinleyeceğiniz parçanın alındığı albüm için yazılmış bir tanıtıcı notta kendisinden “kuralları bir yandan kullanırken bir yandan ihlal eden besteci” diye anılıyor. Evet, Chiara Bianchini’nin Ensemble 415’i tarafından yayınlanan, Valentini L’ange du bizarre albümünden Op. 7 no 11 La minör dört keman için konsertosunun en uzun ikinci bölümünü göndermekle yetinecektim ama o kadar güzel ve gösterişli ki, kısa son bölümü de eklemeden edemedim:
http://rapidshare.com/files/404607563/_02___Ensemble_415__Chiara_Banchini__et_al.__Concerto_No._11_for_4_violins_in_A_minor__Op._7_-_2._Al.html
http://rapidshare.com/files/404609142/_07___Ensemble_415__Chiara_Banchini__et_al.__Concerto_No._11_for_4_violins_in_A_minor__Op._7_-_7._Al.html
Valentini 1649’da ölünce (gerçi kimi kaynaklar ölüm tarihi olarak 1653 diyor), yerini Viyana sarayında bulunan biri kemancı, biri tenor iki besteciden, kemancı olanı, Antonio Bertali almış; tenor Giovanni Felice Sances onun yardımcısı olarak atanmış. Öğrencisinin elinde Valentini’nin uçarı ve yadırgatıcı dili, kuzeye özgü pusluluktan bir şeyler edinmeye başlamış. Ricercar Consort solistlerinden Antonio Bertali’nin dört ses için sonatı:
http://rapidshare.com/files/404609822/Carlos_Mena__Philippe_Pierlot__Ricercar_Con_sort_08_Sonata_a_4.mp3.html
1649 tabii ilginç bir tarih… Otuz Yıl Savaşları’nı sona erdiren Westphalia Barışı, bir yıl önce, 1648’de aktedilmişti. Bu tarihlerde, Viyana’nın henüz Katolik reformunun baskı ortamını henüz üzerinden atamadığı anlaşılıyor. Her ne kadar Bertali’nin katkılarıyla da sarayda opera yaygınlaşmaya başlamışsa da, bu tarihlerde saray müzisyenlerinin beste yapması değilse de yayınlamaları henüz yasakmış.
Bu yasağın tam olarak hangi tarihte kalktığını bulamadım. Ama kendisi de müzisyen olan I. Leopold’un 1658’de tahta çıkmasıyla bir ilgisi olabilir. Çünkü, daha o yıl çalgı imparatorun sarayın müziğinin çalgı müzikleri bölümün başına getirdiği Johann Heinrich Schmelzer’ çalgı müzikleri derlemesini ertesi yıl yayınlamış. 1673’te imparator bir fırıncının oğlu olan Schmelzer’e asalet ünvanı vermiş; 1679’da da Bertali’den boşalan yeri doldurmuş olan Sances ölünce, 17. yüzyıl’ın Viyana Kappelmeisterliğine atanan ilk Alman’ı olmuş. Ancak birkaç ay sonra Şubat 1680’de Viyana’ya musallat olan veba salgınında ölmüş.
Schmelzer ve aşağıdaki La minör prelüdde onu yorumlayan kemancı Helene Schmitt üzerine umarım daha sonra ayrıca ve daha uzun yazabilirim.
http://rapidshare.com/files/404611221/_01___Unknown_Artist__Track01.wav.html
0 yorum:
Yorum Gönder